IELTS kelimeleri · Toplum ve dünya

IELTS kelimeleri: Çevre

Çevre kelimeleri sınav boyunca sürekli karşına çıkar: Part 1’de geri dönüşüm ya da ulaşımla ilgili sorularda, Part 2’de doğal bir yeri ya da ilginç bulduğun bir hayvanı anlatmak gibi kartlarda, Part 3’te hükûmetlerin ve bireylerin rolü tartışmalarında ve kirlilik ya da iklim politikası üzerine Writing Task 2 kompozisyonlarında. Konu bu kadar tahmin edilebilir olduğu için değerlendiriciler, adayın ifade çeşitliliğinin gerçek mi olduğunu yoksa aynı üç ifadeyi mi “geri dönüştürdüğünü” çabuk fark eder.

Burada Band 6 cevabını Band 7 cevabından ayıran şey nadiren kelimelerin kendisi; isabet ve collocation (eşdizim). “pollution is very bad” anlaşılır ama genel bir cümledir; “air quality has deteriorated” ise değişimi adlandırır ve doğal kelime eşleşmelerine hâkim olduğunu gösterir. En yaygın hatalar şunlar: “the environment” kelimesini, belirli sorunu adlandırmak yerine her şeyi kapsayan bir isim olarak aşırı kullanmak, “greenwashing” gibi nadir bir kelimeyi bir cümlede doğru kullanamadan araya sıkıştırmak ve asıl soruya göre geri dönüşüm, emisyonlar, yaban hayatı ve kaynaklar arasında geçiş yapmak yerine hemen her cevapta “protect nature” demeyi tekrarlamak.

Bu konu nerede karşına çıkar

  • Part 1Kendi hayatına dair ısınma soruları — “Do you do anything to help the environment?”, ayrıca aşağıda dört tane daha.
  • Part 2Describe a natural place you have visited, Describe an animal you find interesting gibi bir kartla iki dakikalık konuşma.
  • Part 3Soyut takip soruları; isabetin en çok önem taşıdığı yer — “Should governments or individuals take responsibility for reducing pollution?”.
  • Writing Task 2“çevre” konusundaki kompozisyon soruları tam olarak aynı ifadeleri ödüllendirir — söyleyebildiğin bir collocation, yazabildiğin bir collocation'dır.

Bunun yerine… şunu söyle…

Aynı fikir, daha isabetli kelimeler. Sol sütun çoğu adayın ilk aklına gelenler; sağ sütun ise değerlendiricinin isabetli olarak duyduğu ifadeler.

Bunun yerineŞunu söyle
pollution is very bad air quality has deterioratedbelirli sorunu ve değişimin yönünü adlandırıyor
people should not waste things people should cut down on wastedüz bir emir değil, doğal bir phrasal verb
the weather is changing a lot weather patterns have become more extremeisabetli ve değerlendiricilerin kullandığı ifade biçimine uygun
we need to use less plastic we need to reduce single-use plasticyalnızca “plastic” demek yerine gerçek kategoriyi adlandırıyor
factories make the air dirty factories emit harmful pollutants“emit” fiili, “make dirty” demekten daha isabetli
animals are dying out because of us human activity is driving species to extinctionresmî üslup Part 3 tartışmasına uygun
it is good for nature it benefits the local ecosystem“ecosystem”, “nature” demekten daha spesifik
the government should do something about it the government should enforce stricter regulations“do something” demek yerine bir eylemi adlandırıyor

Bantlara göre ifadeler

Her ifade, anlamıyla ve gerçekten söyleyebileceğin bir cümleyle gelir. Tek başına kelimeyi değil, cümleyi öğren.

Band 6

Band 6 temelleri

Açık, doğru, yaygın. Bunlar bir cevabın tamamını ezber gibi durmadan taşır.

  • pollution

    kelime

    havaya, suya ya da toprağa zarar veren zararlı maddeler veya atıklar

    In my city, pollution gets much worse in winter because of traffic.

  • recycle

    kelime

    kullanılmış malzemeleri yeniden kullanılabilir hâle getirmek için işlemek

    My family started to recycle paper and bottles a few years ago.

  • climate change

    collocation

    küresel sıcaklıklardaki ve hava düzenlerindeki uzun vadeli değişimler

    I think climate change is the biggest problem my generation will face.

  • natural resources

    collocation

    su, odun ya da mineral gibi doğadan gelen malzemeler

    My country has a lot of natural resources, especially forests and rivers.

  • renewable energy

    collocation

    güneş ya da rüzgâr gibi tükenmeyen kaynaklardan elde edilen enerji

    More houses near me are switching to renewable energy like solar panels.

  • protect the environment

    collocation

    doğaya zarar verilmemesi için harekete geçmek

    I try to protect the environment by walking instead of driving short distances.

  • plastic waste

    collocation

    atılan plastik çöp

    There is so much plastic waste on the beaches near my hometown.

  • wildlife

    kelime

    doğal ortamında yaşayan hayvanlar ve bitkiler

    The national park near my city protects a lot of local wildlife.

  • public transport

    collocation

    otobüsler, trenler ve herkesin kullanabildiği diğer ortak ulaşım araçları

    I take public transport to work because it produces less pollution than driving.

  • carbon emissions

    collocation

    havaya salınan karbondioksit miktarı

    Factories in my region are being asked to lower their carbon emissions.

Band 7

Band 7 collocation'ları

Birbirine yakışan kelimeler. Lexical Resource kriterinin 6'yı 7'den ayırmaya başladığı yer burası.

  • carbon footprint

    collocation

    yaptığın faaliyetlerin ürettiği karbondioksit miktarı

    Flying less is the easiest way to shrink my carbon footprint.

  • phase out

    phrasal verb

    bir şeyi kullanmayı kademeli olarak bırakmak

    My country plans to phase out petrol cars over the next decade.

  • take a toll on

    deyim

    yavaş yavaş zarar vermek

    I think years of overfishing take a toll on local fish populations.

  • die out

    phrasal verb

    soyu tükenmek ya da tamamen yok olmak

    Several bird species in the area have started to die out.

  • environmentally friendly

    collocation

    doğaya çok az zarar veren ya da hiç zarar vermeyen

    I always look for environmentally friendly packaging when I go shopping.

  • deplete natural resources

    collocation

    kaynakları yenilenme hızından daha hızlı biçimde yavaş yavaş tüketmek

    Heavy industry in the region continues to deplete natural resources quickly.

  • dwindling resources

    collocation

    sürekli azalan bir kaynak stoku

    Farmers in the area are already struggling with dwindling resources like water.

  • curb emissions

    collocation

    havaya salınan zararlı gazları sınırlamak veya azaltmak

    New taxes on fuel are meant to curb emissions from private cars.

  • crack down on

    phrasal verb

    yasa dışı bir şeyi durdurmak için sert önlem almak

    Authorities have started to crack down on illegal logging in the forest.

  • raise awareness

    collocation

    daha fazla insanın bir konuyu anlamasına ya da fark etmesine yardım etmek

    Our school ran a campaign to raise awareness about ocean plastic.

  • single-use plastic

    collocation

    tek kullanımdan sonra atılmak üzere tasarlanmış plastik ürünler

    My city banned single-use plastic bags in supermarkets last year.

  • tackle climate change

    collocation

    iklim değişikliğini ele almak için doğrudan harekete geçmek

    Young people I know feel we should tackle climate change more urgently.

Band 8

Band 8 isabeti

İsabetli ve çoğu zaman deyimsel. Süs olarak değil, gerçekten uyduğu yerde bir tane kullan.

  • irreversible damage

    collocation

    geri alınamayan ya da onarılamayan zarar

    Scientists warn that some coral reefs have already suffered irreversible damage.

  • a drop in the ocean

    deyim

    gerçekten bir şeyi değiştirmeyecek kadar küçük bir miktar

    One recycling bin per street feels like a drop in the ocean.

  • greenwashing

    kelime

    bir ürünü ya da şirketi yanlış biçimde çevre dostu gibi göstermek

    Some brands are guilty of greenwashing rather than making real changes.

  • unsustainable practices

    collocation

    zarar vermeden sürdürülemeyen iş yapma biçimleri

    The fishing industry there has relied on unsustainable practices for decades.

  • biodiversity loss

    collocation

    bir bölgedeki farklı türlerin ve yaşam alanlarının azalması

    Deforestation is one of the main causes of biodiversity loss worldwide.

  • at the mercy of

    deyim

    üzerinde hiçbir denetimi olmayan bir şeye karşı tamamen savunmasız

    Coastal towns are increasingly at the mercy of rising sea levels.

  • offset

    kelime

    bir etkiyi zıt bir eylemle dengelemek

    Some airlines let passengers offset the emissions from their flight.

  • the tipping point

    collocation

    değişimin geri döndürülemez ya da durdurulamaz hâle geldiği an

    Some scientists believe we are close to the tipping point on ice loss.

Kendini sına

Yukarıdaki örneklerden 8 cümle, ifade çıkarılmış hâlde. Boşluğa uyan ifadeyi seç — 1–4 tuşlarına bas ya da dokun.

Bunu anında yapay zekâ geri bildirimiyle pratik yap

Cevabını uygulamada kaydet; dil bilgin, kelime bilgin, akıcılığın ve telaffuzun saniyeler içinde analiz edilsin.

Uygulamanın arayüzü İngilizce; bu site onu Türkçe anlatıyor.

Sesli pratik yap

Sadece okuduğun bir ifade henüz senin değildir. Bunları sesli cevapla ve yukarıdaki ifadelerden kaçına gerçekten başvurduğunu say.

Part 1 soruları

  • Do you do anything to help the environment?
  • Is recycling common where you live?
  • How do you usually travel around your city?
  • Are there many parks or green spaces near your home?
  • Do you think people in your country care about the environment?

Part 3 soruları

  • Should governments or individuals take responsibility for reducing pollution?
  • Why do some countries do more to protect the environment than others?
  • What can schools do to teach children about environmental issues?
  • Is it possible for economic growth and environmental protection to happen together?
  • How might daily life change if climate change gets worse?

Sıkça sorulan sorular

“global warming” ile “climate change” aynı anlama geliyormuş gibi kullanmak sakıncalı mı?

Günlük konuşmada hayır; değerlendiriciler bunu cezalandırmaz. “Climate change” daha geniş ve daha güncel bir terim; hem Speaking'de hem de Writing Task 2'de güvenle kullanılır.

Çevre konularında iyi puan almak için bilimsel kelimelere ihtiyacım var mı?

Hayır. Lexical Resource (kelime dağarcığı), baskı altında yanlış kullanabileceğin teknik jargon yerine “carbon footprint” ya da “renewable energy” gibi isabetli, doğal collocation'ları ödüllendirir.

Bu konudaki en yaygın kelime hatası nedir?

Neredeyse her cümlede “the environment is very important” ve “we should protect nature” demeyi tekrarlamak. İsim öbeğini ve fiili değiştirmek Lexical Resource puanını daha yüksek tutar.

Diğer konular

Tüm kelime konuları →